T
ekstil, Konfeksiyon ve Dericiler; Moda ve Markalaşmayla Dünya Liderliğine Soyundu
|
Dünya Rekabet Koşulları ve Küresel Krizle Zor Durumda Kalan Tekstil, Konfeksiyon ve Deri Sektörüne Yönelik Strateji Planı 2009'dan İtibaren Hayata Geçirilecek. |
|
Dünya rekabet koşulları ve küresel krizle zor durumda kalan tekstil, konfeksiyon ve deri sektörüne yönelik strateji planı 2009'dan itibaren hayata geçirilecek.
Doğu ve Güneydoğu'ya taşınacak tekstil firmalarına birçok destek verileceği belirtildi. Sektörün Türkiye'de bir kenara bırakılamayacak kadar ihracat girdisi oluşturduğuna dikkat çekilerek, sektörün düşük kur ve yüksek faizden korunması istendi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Tekstil, Hazırgiyim ve Deri Sektörü Eylem Planı açıklandı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, programda yaptığı açıklamada, 3D adını verdikleri değişim, dönüşüm ve destek planı hakkında bilgi verdi. Değişim ve Dönüşüm'den sonra Destek planlarından bahseden Çağlayan, 2 ana başlıkta, 7 tedbir başlığı altında, 28 eylemin yer aldığını kaydetti. İş ortamının geliştirilmesinin iki ana eylemden biri olduğunu aktaran Çağlayan; sektörde standart geliştirilmesi, piyasa denetim sistemi kurulması, AB ile imzalanan anlaşmalara uyum sağlanması çalışmaları, ithalattan koruma, Ar-Ge çalışmalarının yaygınlaştırılması, '0' faizli kredi, pamuk üretim altyapısının geliştirilmesi, sentetik hammadde için petrokimya yatırımlarının desteklenmesi, hayvancılığın özendirilmesiyle deri hammadesi desteği sağlamak gibi 28 eylem planının hayata geçirileceğini vurguladı. Planın en önemli bölümlerinden birinin mevcut işletmelerin gelişmiş yörelerden özellikle Doğu ve Güneydoğu gibi Kalkınmada Öncelikli Yörelere taşınmalarına yönelik çeşitli destekler verileceğini de açıklayan Çağlayan, yeni teşvik sistemi geliştirilerek taşınacak firmalara KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği, SSK işveren prim indirimi, Kurumlar/Gelir Vergisi indirimi, yatırım yeri tahsisi desteği verileceğini söyledi. 2009 yılı sonuna kadar taşınacak firmalara ayrıca taşınma desteği de verileceğini belirten Çağlayan, yıl sonuna kadar son şeklini alacak strateji belgesinin Bakanlığın internet sitesinde görülebileceğini bildirdi. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ise tekstilin vazgeçilecek bir sektör olmadığını, aksine desteklenmesi halinde Türkiye'nin en önemli sektörü olarak ilk sırada yer almaya devam edeceğini söyledi. Tekstil, hazırgiyim ve deri sanayinin Türkiye'nin toplam ihracatının yarısını tek başına yapan sektörler olduğunu vurgulayan Tüzmen, bu konjonktürel şartlarda dünyada bu sektörlerin gelişmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Bu sektörlerin gelişmesi için markalı üretim yapılmasının önemine işaret eden Tüzmen, kaliteli ve dünya çapındaki firmaların hemen altında bulunan Türk firmalarının bu strateji planıyla ilk sıraya yerleşeceğine inandığını kaydetti. Tüzmen, Turquality çalışmalarının sektörün ilerlemesi için çok önemli olduğunu aktardı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da bu sektörlerin dünyada en fazla söz sahibi olan sektörler olduğunun altını çizdi. Boya ve terbiye kapasitesi açısından, Türkiye'nin AB'de 1. sırada yer aldığını belirten Hisarcıklıoğlu, dünya pazarlarında Türkiye'yi temsil eden bu sektörlerin bir kenara bırakılamayacağını ifade etti. Yol haritası ve vizyona her zaman olduğundan daha fazla ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, sektörün düşük kur ve yüksek faiz kıskaçlarından bir an önce kurtarılması gerektiğini hatırlattı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise başkan seçilmesinden sonra ayağının tozuyla katıldığı toplantıda, İtalya ve İspanya'nın da sektörde benzer sorunları yaşadığına dikkat çekti. Türkiye'nin strateji eylem planı oluşturarak sektörü hareketlendirebileceğini anlatan Büyükekşi, bu sayede İtalya ve İspanya'dan oluşacak boşluğu Türkiye'nin doldurabileceğini ifade etti. Kaynak(Cihan Haber Ajansı) |
Ne moda diye merak ediyorsanız bloglara bir göz atın. Tasarım dünyasındaki tüm trendleri, ünlülerin stillerini bulabileceğiniz moda bloglarında geleceğin nice trendsetter`ı yetişiyor
Moda tutkunları artık trendleri dergi ya da televizyonlardan değil bloglardan takip ediyor. İnternet günlüğü olarak tanımlayabileceğimiz bloglarda Paris`teki bir defileyi, ünlü bir oyuncu ya da şarkıcının kıyafetlerini, dünyaca tanınan markaların yeni ürünlerini anında görme fırsatı sunuluyor.
Melis Pekand`ın hazırladığı `moda trenden in` çoğumuzun bildiği ilk Türkçe moda bloguydu. 2006 yılından beri yayınlanan blogda sadece moda haberleri değil stile, tasarıma dair ne varsa yer alıyordu. St. Martins ve London School of Fashion`da moda üzerine eğitim alan Pekand`ın başarısı moda tutkunlarına örnek olunca birçok yeni moda yazarımız oldu. yelizindunyası.com da popüler blogların başında yer alıyor. Ayda 300 bin ziyaretçi alan blogun sahibi Yeliz Ayfar `Yurtdışında gerçekleşen gala, defile ve davet gibi etkinlikleri televizyondan ve internetten takip ediyorum. Bunun yanında Style ve Elle`nin web sitelerden, Paris, Milano ve Londra Moda Haftaları`ndaki defileleri seyrediyorum. Defilelerden yola çıkarak o sezonunun modası hakkında ipuçlarına blogumda yer veriyorum. Ayrıca ünlülerin stilleriyle ilgili haber yapan magazin sitelerini takip edip kendimce yorumlar yapıyorum` diyor. Blogunu yakından takip eden bir yayın yönetmeninden aldığı teklifle sekiz ay boyunca bir dergide moda editörlüğü yaptığını anlatan Ayfar farklı dergilerden de bu tip teklifler aldığını, Mango, Tween ve Banana Republic gibi markaların defilelerine davet edildiğini söylüyor.
VATKA GERİ DÖNÜYOR
Ayfar ilkbahar-yaz trendlerini ise şöyle özetliyor: `Bu sezon en çok karşımıza çıkacak olan kıyafetlerin başında tulumlar ve tasarımcıların harem pantolon olarak adlandırdıkları şalvar modelleri yer alıyor. Blazer ceketlerler hem spor hem de abiye olarak kullanılacak. Ayrıca erkek kıyafetlerini iyice benimseyen kadınlar takım elbiselerle de karşımıza çıkacak. 80`lerin en önemli detayı vatkalar şimdi ön planda. Altın sarısı çok ön planda, bu yaz 24 ayar olacağız. Elbiselerde ise asimetrik tek omuzlu, uzun modeller gözde. Şortlar çok kısalacak. Sezonun favorisi ten rengi diyebiliriz. Saks mavisi, sarı, fuşya, mor, gri ve pembe de popüler renkler arasında.`
STİLLERİ YANSIYOR
Style-boom.blogspot. com`da `Ne moda` sorusuna yanıt alabilirsiniz. Eyes Of Me Nil Ertürk`e ait bir moda blogu. 1988 doğumlu Ertürk life style ve moda haberlerinin yanı sıra kendi stilini anlatan fotoğraflara da yer veriyor. Başka bir blog yazarıyla yaptığı röportajda hedefinin dünyanın en ünlü fashion stylist`lerinden biri olup Vogue, Elle, Marie Claire gibi dergilerde bağımsız olarak çalışmak olduğunu söylüyor. Ertük`ün stil ikonu ise Daphne Guinness. Efe Can in Wonderland ise erkek bir blogger`a ait. 20 yaşındaki Efe Can Çakmak, efecaninwonderland. blogspot.com`da sadece erkek modası değil tasarımcı eli değmiş her şeye yer veriyor. Başka yerde bulamayacağınız birçok ilginç haber için Çakmak`ın sayfasına göz atmakta fayda var.
File ayakkabılar harem pantolonlar
20 yaşındaki Duygu Ergin yedi aydır jojikmoda.blogspot.com`da moda yazıyor. Günde ortalama 400 ziyaretçi alan Jojikmoda`yı her gün güncellemeye çalışan Ergin yeni sezonla ilgili şu tüyoları veriyor: `Parlak elbise ve pantolonlar her koleksiyonun gözdesi. Harem pantolonlar, Balmain`in askeri ceketleri, kafes `file` ayakkabılar, ultra mini şortlara ve çok yüksek topuklu ayakkabılara hazır olun.`
Süpürgesi değil blogu var
2007`DE yayınlanmaya başlanan modacadisi.blogspot.com günde ortalama bin 200 ziyaretçi alıyor. Sayfasını her gün güncellemeye çalıştığını anlatan Moda Cadısı`Kaynaklarımın başında style.com gibi moda siteleri, diğer bloglar, moda forumları, dergiler, sokak modası, gazeteler ve az da olsa televizyon geliyor` diyor. Moda Cadısı, yeni sezon trendlerini şöyle anlatıyor: `Punk-rock görünüm, zımba detaylı her şey, blazer ceketler, boyfriend jean`ler, harem veya düşük ağlı pantolonlar, püsküller, platform tabanlı kaba saba ayakkabılar ve botlar görülmeye devam edecek. Nötr renkler, etnik tasarımlar da var.`
Berrin Haberveren
.
Çalışan kadınların sayısı giderek artıyor. Kadınların el atmadığı iş sahası pek kalmadı. Kadın iş hayatında sorumluluk alıp yükselirken bir yandan da kendine daha fazla özen göstermesi gerekiyor. Çünkü sadece kendini değil firmasını da temsil etme sorumluluğu üstlenmiş oluyor. Bu görevin bilincinde olan her kadının giyiminden, aksesuarlarına, makyajından, parfümüne kısacası her şeye dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle dış temasların yoğun olduğu iş kollarında olay öyle bir boyut kazanıyor ki, ofis giyimi önemli bir başarı faktörü oluyor.
Ünlü İngiliz markası Burberry’ nin birçok tasarımı iş hayatı için biçilmiş kaftan. Gömlek, pantolon ve çantaları iş kadınları için vazgeçilmezler arasında.



Louis Vuitton çantalara hangi kadın hayır diyebilirki? Çok şıklar değil mi?


Esra...




Kaynak:medyamoda.com




Kaynak:medyamoda.com
Esra (stilist) Moda insanın kendisine yakışanı giymesi mi, yoksa çıkan şeyleri kendisine yakıştırması mı? Ya da giydiklerimiz “bizi” mi yansıtıyor yoksa “olmak istediğimizi” mi?
Tasarımcı© MODA FASHIONdesigned by DT